Dr. Andrew Taylor Still tarafından kurulan; vücudu tek bir ünite olarak ele alıp, kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını harekete geçiren bütüncül bir manuel terapi felsefesi.
Osteopati, sadece ağrıyan bölgeye odaklanmak yerine, vücuttaki tüm sistemlerin karşılıklı ilişkilerini ve uyumunu inceleyen modern ve bilimsel bir bütüncül manuel tıp disiplinidir. Kas-iskelet sistemi, iç organ fonksiyonları ve sinir sistemi arasındaki biyomekanik dengesizlikleri tespit ederek, vücudun bozulan doğal dengesini elle uygulanan tekniklerle düzeltmeyi hedefler.
İlaçsız, cerrahisiz ve tamamen non-invaziv (vücut bütünlüğüne zarar vermeyen) bir tedavi yaklaşımı olan Osteopati, vücuttaki engelleri kaldırarak hücrelerin beslenmesini, kan dolaşımının ve sinirsel uyarımların optimal düzeyde çalışmasını sağlar. Bu sayede vücut, doğasında var olan kendi kendini iyileştirme potansiyelini en yüksek verimle kullanabilir hale gelir.
Osteopati, 1874 yılında Amerikalı tıp doktoru Dr. Andrew Taylor Still tarafından kurulmuştur. Eşi ve çocuklarını o dönemin yaygın hastalıkları ve yetersiz tedavi yöntemleri yüzünden kaybeden Dr. Still, insan biyolojisini, anatomisini ve mekaniğini derinlemesine sorgulamaya başlamıştır.
Dr. Still, insan bedenini mükemmel çalışan bir makineye benzetmiş, anatomik yapı düzeltilirse fonksiyonların da kendiliğinden düzeleceğini savunmuştur. Bu amaçla 1892 yılında Missouri'de dünyanın ilk osteopati okulu olan American School of Osteopathy'yi kurarak binlerce hekim ve fizyoterapiste bu bütünsel bilimi aktarmıştır.
Osteopatinin Türkiye'deki gelişimi ve bilimsel temellerinin atılması, yurt dışındaki prestijli akademilerde (özellikle Almanya ve İngiltere) bu eğitimi tamamlayan vizyoner tıp hekimleri ile Almanya'daki Institut für Angewandte Osteopathie (IFAO) bünyesinde 5 yıllık kapsamlı osteopati eğitimini tamamlayarak 2009 yılında ülkemize dönen fizyoterapistlerin ortak çalışmalarıyla başlamıştır. Kurulan ve resmi web sitesi Türkiye Osteopati Derneği olan dernek ile hekimlerin kurduğu GETAT dernekleri, bu disiplinin Türkiye'deki standartlarının yükseltilmesinde ve akademik gelişiminde en önemli lokomotif güç olmuştur.
Ülkemizde osteopatinin resmiyet kazanması ve GETAT (Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları) kapsamına alınması ise 27 Ekim 2014 tarihinde Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı yönetmelik ile gerçekleşmiştir. Bu yasal düzenlemeye göre Türkiye'de osteopati uygulayıcısı olabilmek için tıp hekimi veya fizyoterapist olma şartı aranmakta ve 5 yıllık zorlu bir lisansüstü eğitim sürecini tamamlama zorunluluğu bulunmaktadır.
Bugün Dr. Hasan Hüseyin DERİN gibi GETAT sertifikalı hekimler, modern tıbbın gücünü osteopatik felsefeyle birleştirerek hastalara bütünsel şifa sunmaya devam etmektedir.
Dr. Still'in temellerini attığı osteopati felsefesi, insan fizyolojisine ışık tutan üç ana temel ilke üzerine inşa edilmiştir.
İnsan; beden, zihin ve ruhun ayrılmaz bir birleşimidir. Bir organda, eklemde veya fasyada (bağ dokusunda) oluşan herhangi bir kısıtlılık, dolaşım zincirini bozarak tüm vücudu ve genel sağlık durumunu doğrudan etkiler.
Vücuttaki yapı (kemikler, kaslar, organlar) ile işlev (organların çalışması, hareket kabiliyeti) karşılıklı olarak birbirini yönetir. Eklemlerin veya dokuların yapısı bozulduğunda, organların fonksiyonları da sekteye uğrar.
İnsan vücudu, kendi kendini iyileştiren, koruyan ve dengeleyen (homeostazis) muazzam bir iç eczaneye sahiptir. Osteopatik tedavinin amacı, bu içsel iyileşme mekanizmasının önündeki tıkanıklıkları ve engelleri kaldırmaktır.
Osteopatik uygulamalar, bedenin farklı bölgelerine ve sistemlerine hitap eden üç uzmanlık alanına ayrılır.
Osteopatinin kaslar, kemikler, eklemler, omurlar, bağlar ve fasya dokuları üzerindeki biyomekanik işlevlerini inceleyen temel branşıdır.
Manuel terapide sıklıkla kullanılan mobilizasyon, manipülasyon, kas enerjisi teknikleri ve yumuşak doku germeleri ile eklem kısıtlılıkları giderilir, duruş bozuklukları düzeltilir ve vücudun simetrisi yeniden sağlanır.
Özellikle bel fıtığı, boyun fıtığı, skolyoz, postür bozuklukları, kas spazmları ve spor yaralanmalarında oldukça etkilidir.
İç organların (mide, bağırsaklar, karaciğer, böbrekler vb.) kendi aralarındaki hareketliliğini (motilite) ve onları iskelete bağlayan dokuların esnekliğini inceleyen branştır.
Organların askı bağlarındaki gerginlikler veya yapışıklıklar, o organın kanlanmasını ve işlevini bozar; aynı zamanda yansıyan ağrılar ile bel ve sırt bölgesinde kronik ağrılara yol açabilir. Hassas karın masajı ve visseral yönlendirmelerle organ fonksiyonları optimize edilir.
Reflü, kronik kabızlık, şişkinlik, hazımsızlık, regl düzensizlikleri ve nedeni bulunamayan kronik bel/sırt ağrılarında tedaviye destek sağlar.
Kafatası kemiklerinin (cranium) kendi aralarındaki mikroskopik düzeydeki ritmik hareketlerini ve kuyruk sokumu kemiği (sacrum) ile olan sıvısal (Beyin Omurilik Sıvısı - BOS) ilişkisini düzenleyen hassas bir branştır.
Kafatası kemikleri üzerindeki milimetrik kısıtlılıklar, sinir sistemi üzerinde baskı yaratarak hormonal dengesizliklere, migrene ve uyku bozukluklarına neden olabilir. Çok hafif ve nazik dokunuşlarla kraniosakral ritim dengelenir.
Migren, kronik baş ağrıları, çene eklemi (TME) problemleri, kronik yorgunluk sendromu, uyku problemleri ve stres kaynaklı gerginliklerde derin bir rahatlama ve iyileşme sağlar.
Osteopati, vücudun fonksiyonel dengesini düzelterek geniş bir yelpazedeki kronik ve akut rahatsızlıkların tedavisinde anahtar rol oynar.
Vücudunuzun bozulan biyomekanik dengesini yeniden kazanması, ağrılarınızın kaynağına inilerek bütüncül bir yaklaşımla tedavi edilmeniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Randevu Al